Ödenmiş sermaye, ortakların şirkete fiilen yatırdığı sermaye miktarını ifade eder. Şirketin özkaynak yapısının en temel kalemlerinden biridir. Güçlü ödenmiş sermaye, şirketin yatırımcı nezdinde güvenilirliğini artırır ve finansal istikrarın...
Geçen hafta bir müvekkilim sordu: "Hocam, şu şirketin bilançosunda çıkarılmış sermaye 100 milyon lira yazıyor ama ödenmiş sermaye 30 milyon lira. Bu ne demek?" İşte tam bu noktada ödenmiş sermaye konusunun önemini anladım. Piyasalarda uzun yıllardır gözlemlediğim şey şu: İnsanlar şirketin "kağıt üzerindeki" sermayesine bakıyor ama asıl önemli olan gerçekten kasaya giren para. Ödenmiş sermaye işte bu hikayeyi anlatıyor.
Ödenmiş sermaye, hissedarların şirkete gerçekten ödediği para miktarı. Yani şirket kurulurken ya da sermaye artırımında ortakların cebinden çıkıp şirketin kasasına giren paranın toplamı.
Müşterilerimle konuşurken hep şu örneği veririm: Üç arkadaş şirket kuruyor. Ali "100 bin lira koyacağım" diyor ama sadece 60 bin lira veriyor. Veli "50 bin lira" diyor, 50 bin veriyor. Ayşe "75 bin lira" diyor, tam 75 bin veriyor. Ödenmiş sermaye = 60 + 50 + 75 = 185 bin lira. Gözüken sermaye 225 bin ama gerçekte kasada 185 bin var.
Önemli Ayrım:
"Niye birisi söz verip ödemez?" diye sorabilirsiniz. Aslında çok yaygın durumlar var:
Şirket kurarken "İlk 100 bin lirayı şimdi ödeyeceğim, kalan 50 bin lirayı altı ay sonra" denebiliyor. Bu durumda çıkarılmış sermaye 150 bin ama ödenmiş sermaye 100 bin olur.
Bazen ortaklar taahhüt eder ama nakit bulamaz. (Tabi bu pek hoş değil ama olabiliyor)
Halka açık şirketlerde sermaye artırımı kararı alınır ama henüz tahsilat tamamlanmamışsa geçici olarak fark oluşabilir.
Ödenmiş sermaye sadece nakit değil, farklı şekillerde ödenebiliyor:
En yaygın türü. Ortaklar nakit para yatırıyor. En likit ve esnek seçenek.
Makine, bina, arazi gibi mal varlıkları. Değerlemesi ekspertiz raporuyla yapılır.
Patent, marka, know-how gibi maddi olmayan varlıklar. Değerlemesi daha karmaşık.
Nadir kullanılır. Ortak işgücü karşılığında hisse alabilir. Özel durumlarla sınırlı.
Bir müşterim yazılım şirketi kurmuştu. Çıkarılmış sermaye 200 bin lira, ödenmiş sermaye 120 bin lira. Niye? Çünkü ortaklarından biri yazılım kodları karşılığında hisse almıştı (ayni sermaye) ama değerlemede sorun çıkmış, eksik kalmıştı.
Başka bir vaka: Gıda üretim şirketi. Kurucu ortağın babası fabrika binasını sermaye karşılığı devretmişti. Çıkarılmış sermaye 5 milyon lira, ödenmiş sermaye de tam 5 milyon lira. Çünkü binanın değerlemesi tam tutmuştu.
Bir halka açık şirket, 100 milyon lira sermaye artırımı kararı aldı. Ama yatırımcılar sadece 70 milyon lira ödedi (halka arz tam dolmadı). O dönemde çıkarılmış sermaye artmıştı ama ödenmiş sermaye daha az artmıştı.
Kişisel Gözlemim: Ödenmiş sermaye ile çıkarılmış sermaye arasında büyük fark varsa, şirketin hikayesinde mutlaka ilginç bir nokta vardır. Bu durumu sorgulamakta fayda var.
Yüksek ödenmiş sermaye, şirketin güçlü bir finansal temeli olduğunu gösterir. Özellikle zor dönemlerde daha dayanıklı olurlar.
Bankalar kredi verirken ödenmiş sermayeye bakar. Yüksek sermaye = daha kolay kredi. Çünkü şirketin "kendi parası" var.
Ödenmiş sermaye temettü dağıtımı için referans noktalarından biri. Genelde sermayenin belirli bir oranına kadar temettü dağıtılabilir.
Benim müşterilerimle uyguladığım analiz yöntemi şu:
Şirketler büyürken ek sermayeye ihtiyaç duyar. Bu durumda çeşitli yöntemler kullanılır:
Mevcut ortaklar ya da yeni yatırımcılar para öder, karşılığında yeni hisseler alır. Ödenmiş sermaye doğrudan artar.
Şirketin biriken kârından sermayeye aktarım yapılır. Ödenmiş sermaye artar ama yeni para girişi olmaz.
Hem kârdan kapitalizasyon hem yeni para girişi olur. En yaygın yöntemlerden biri.
| Artırım Türü | Ödenmiş Sermaye | Nakit Girişi | Etki |
|---|---|---|---|
| Bedelli | Artar | Var | Güçlü finansman |
| Bedelsiz | Artar | Yok | Defter değer düşer |
| Karma | Artar | Kısmi | Dengeli yaklaşım |
Her sektörde farklı sermaye yapıları görülür:
Enerji, madencilik, çimento
Yüksek ödenmiş sermaye gerekir. Büyük yatırımlar için güçlü finansman şart.
Yazılım, danışmanlık, hizmet
Az sermaye ile çok iş yapabilir. ROE oranları yüksek olabilir.
Perakende, toptan satış
Orta seviye sermaye. Stok finansmanı için yeterli kaynak gerekir.
Bankacılık, sigorta
Yasal gereklilikler nedeniyle yüksek sermaye zorunlu.
Net kâr ÷ Ödenmiş sermaye. Yatırılan her lira sermayenin ne kadar kâr getirdiğini gösterir. Yüksek ROE genelde iyi ama çok yüksek ROE'de dikkatli olmak gerekir.
Piyasa değeri ÷ Özsermaye (ödenmiş sermaye + birikmiş kârlar). Şirketin piyasa değerinin defter değerine oranı.
Toplam borçlar ÷ Özsermaye. Şirketin finansman yapısını gösterir. Yüksek oran kaldıraç kullanıldığı anlamına gelir.
Ayni sermaye olarak konulan varlıkların değerlemesi abartılmış olabilir. Gayrimenkul, makine gibi varlıklar gerçek değerinden yüksek gösterilebiliyor.
Eski kurulan şirketlerde enflasyon etkisiyle ödenmiş sermayenin gerçek değeri çok düşmüş olabilir. 1990'da 1 milyon lira ile 2025'te 1 milyon lira aynı şey değil.
Çok düşük sermayeli şirketler büyüme fırsatlarını kaçırabilir, ekonomik şokları kaldıramayabilir. Özellikle yüksek rekabetli sektörlerde risk yüksek.
Türkiye'de şirket kurarken minimum sermaye gereksinimleri var:
Tabii bu minimumlar, işletme için yeterli demek değil. Sadece yasal gereklilik. Gerçek iş yapabilmek için bunun çok üstünde sermayeye ihtiyaç olabilir.
On yılı aşkın süredir piyasalarda gözlemlediğim şey şu: Ödenmiş sermaye, şirketin finansal gücünün en temel göstergelerinden biri. Ama tek başına yeterli değil.
Yatırım kararı alırken ödenmiş sermaye konusunda şunları kontrol ediyorum:
Kişisel deneyimimden şunu söyleyebilirim: Güçlü ödenmiş sermayeli şirketler kriz dönemlerinde daha dayanıklı oluyor. Çünkü ellerinde "gerçek" para var, sadece borçla değil kendi kaynaklarıyla işlerini yürütebiliyorlar.
Son söz: Ödenmiş sermaye şirketin "gerçek para kasası"dır. Ne çok az (güçsüz temeli), ne çok fazla (verimsiz kullanım) istenir. Önemli olan doğru büyüklükte, doğru zamanda, doğru şekilde kullanılması!
Bilançonun pasif kısmında, "Özkaynaklar" bölümünde "Çıkarılmış Sermaye" olarak yer alır. Eğer çıkarılmış ile ödenmiş sermaye arasında fark varsa notlarda belirtilir. KAP'tan şirketlerin mali tablolarına bakarak görebilirsiniz. Ayrıca sermaye artırım duyurularında da açıklanır.
10 yıllık deneyime sahip teknik analiz uzmanı. Borsa İstanbul ve küresel piyasalar konusunda uzmanlaşmış.

Cari oran, dönen varlıkların kısa vadeli borçlara oranını gösterir ve şirketin likidite gücünü ölçmede kullanılır. Bu oran, yatırımcı ve kredi verenler için finansal güvenilirliğin önemli bir göstergesidir. Yüksek cari oran, şirketin kısa vadeli yükümlülüklerini rahatça karşılayabileceğini gösterir.

Duran varlıklar, işletmede bir yıldan uzun süre kullanılan kalemlerdir. Fabrika, bina, arsa, makine gibi uzun vadeli yatırımlar bu grupta yer alır. Şirketin büyüme stratejilerini ve üretim kapasitesini anlamak için önemli bir göstergedir.

Temettü, şirketin elde ettiği kârdan ortaklarına dağıttığı paydır. Temettü verimi ise, dağıtılan temettünün hisse fiyatına oranını gösterir. Yatırımcılar için pasif gelir ve uzun vadeli yatırım stratejilerinde önemli bir göstergedir.