Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası'nın (Fed) para politikasına yönelik sıkılaşma beklentilerinin yeniden ivme kazanması, ABD doları ve tahvil faizlerini desteklerken altın fiyatlarının üst üste üçüncü haftayı da kayıpla kapatma olasılığını artırdı. Piyasaların yeni yönünü belirlemesi beklenen ABD tüketici enflasyonu verileri ise yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor.
Cuma günü spot altının ons fiyatı yüzde 0,2 oranında sınırlı bir artış göstererek 4 bin 324,79 dolar seviyesine yükseldi. Günlük bazda kaydedilen bu hafif toparlanmaya rağmen değerli metal, hafta başından itibaren yüzde 2'nin üzerinde değer kaybetti. ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 1 gerilemeyle 4 bin 364,70 dolar seviyesine indi.
FED BEKLENTİLERİ ALTIN ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR
Değerli metal fiyatlarının son dönemdeki yönünü belirleyen temel unsur, Fed'in gelecek süreçte atacağı faiz adımlarına ilişkin beklentiler oldu. ABD'den açıklanan ekonomik verilerin fiyat baskılarının sürdüğüne işaret etmesi, para politikasının daha uzun süre sıkı kalabileceği yönündeki değerlendirmeleri pekiştirdi.
Özellikle perşembe günü yayımlanan ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verileri piyasalardaki dengeleri etkiledi. Nihai talebe yönelik ÜFE, ağustos ayında yüzde 0,4 yükseldi. Temmuz ayına ilişkin artış ise yüzde 0,1 seviyesine yukarı yönlü revize edildi. Beklentilerin üzerinde gerçekleşen üretici fiyatları, enflasyonla mücadele kapsamında Fed'in sıkı para politikasını sürdürebileceği yönündeki görüşleri güçlendirdi.
FAİZ ARTIŞI ÖNGÖRÜLERİ DEĞERLİ METALLERİ GERİLETTİ
Verilerin açıklanmasının ardından yatırımcıların Fed'in gelecek haftaki toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentileri kuvvetlendi. Bu gelişmeyle birlikte spot altın fiyatlarında yaklaşık yüzde 2'lik bir gerileme yaşandı.
Faiz oranlarındaki yükseliş altın açısından kritik önem taşıyor. Altın, yatırımcısına faiz veya temettü gibi düzenli bir getiri sunmadığı için faizlerin yükseldiği dönemlerde tahvil gibi faiz getirisi sağlayan araçlara karşı cazibesini kaybedebiliyor. Aynı zamanda yüksek faiz beklentileri ABD dolarını destekliyor. Doların güçlenmesi ise dolar üzerinden fiyatlanan altının diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha maliyetli hale gelmesine yol açıyor.
PİYASALARIN ODAĞINDA ABD TÜFE VERİSİ VAR
Altın piyasasında dikkatler ABD'den açıklanacak tüketici enflasyonu verisine çevrilmiş durumda. Tüketici Fiyat Endeksi'nin beklentilerin üzerinde gelmesi halinde Fed'in yeni faiz artırımlarına gidebileceği beklentisinin daha da güçlenebileceği değerlendiriliyor.
Enflasyonun beklentilerin altında kalması durumunda ise piyasalardaki faiz baskısı bir miktar hafifleyebilir. Bu senaryoda tahvil getirilerinde ve dolarda yaşanabilecek gerileme altın fiyatlarına destek verebilir.
Exness Finansal Piyasalar Başstratejisti Wael Makarem, açıklanacak enflasyon verisinin altının kısa vadeli yönü açısından belirleyici olacağını belirtti. Makarem, beklentilerin üzerinde güçlü bir enflasyon verisinin Fed'in birden fazla faiz artışına gidebileceği düşüncesini pekiştirebileceğini ifade etti. Böyle bir durumda ABD Hazine tahvili getirilerinin ve doların yükselmesinin altın fiyatları üzerinde yeni bir satış baskısı oluşturabileceğine dikkat çekti.
JEOPOLİTİK GELİŞMELER FİYATLAMA DİNAMİKLERİNİ ETKİLİYOR
Altın piyasasında yalnızca Fed ve enflasyon beklentileri değil, Orta Doğu'da devam eden jeopolitik gelişmeler de izleniyor. Makarem, bölgedeki gerilimlerin enerji fiyatlarını yukarı çekerek küresel enflasyon beklentilerini artırabileceğini ve bunun da para politikası üzerindeki baskıyı güçlendirebileceğini dile getirdi.
Normal şartlarda jeopolitik risklerin tırmanması, güvenli liman niteliğindeki altına olan talebi artırabiliyor. Ancak mevcut tabloda enerji fiyatlarının yükselmesiyle oluşabilecek yeni enflasyon baskıları, merkez bankalarının faizleri yüksek tutacağı beklentisini desteklediği için altın açısından karmaşık bir görünüm ortaya çıkarıyor.
KIZILDENİZ ÇEVRESİNDEKİ GELİŞMELER İZLENİYOR
Bölgeden gelen son haberlerde İran bağlantılı Husilerin Yemen’in liman kenti Mocha’nın kontrolünü sağladığı ve Kızıldeniz kıyısı boyunca ilerleyerek stratejik adalara ulaştığı aktarıldı. Askeri kaynaklara dayandırılan haberlerde gelişmenin, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran savaşıyla ilgili yaptığı açıklamalardan kısa süre sonra yaşandığı bildirildi.
Kızıldeniz ve çevresindeki süreçler küresel ticaret yolları açısından büyük önem taşıyor. Bölgede gerilimin tırmanması, enerji taşımacılığı başta olmak üzere uluslararası ticaret üzerinde risk oluşturabileceği için emtia piyasalarında da yakından izleniyor.
PETROL FİYATLARINDA 100 DOLAR EŞİĞİ
Jeopolitik gelişmeler petrol fiyatlarında da yukarı yönlü hareketi destekliyor. Küresel petrol piyasasında takip edilen iki önemli gösterge, mayıs ayının ortasından bu yana ilk kez haftayı varil başına 100 dolar seviyesinin üzerinde tamamlamaya hazırlanıyor.
Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalması, küresel enflasyon görünümü açısından risk olarak değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın kalıcı hale gelmesi durumunda üretim ve ulaşım maliyetlerinin yükselmesi, tüketici fiyatlarına baskı oluşturabilir. Bu durum Fed başta olmak üzere büyük merkez bankalarının faiz indirimlerini ertelemesine veya para politikasında yeniden daha sıkı bir duruş benimsemesine neden olabilir.
FAİZ VE ALTIN İLİŞKİSİ
Altın tarihsel olarak enflasyona karşı korunma araçlarından biri olarak görülüyor. Buna rağmen faiz oranlarının yükseldiği dönemlerde değerli metal üzerinde satış baskısı oluşabiliyor. Bunun temel nedeni, altının yatırımcısına faiz getirisi sağlamamasıdır.
ABD tahvil faizlerinin yükselmesi durumunda yatırımcılar daha düşük riskli faiz getirisi sunan alternatiflere yönelebiliyor. Bu nedenle altının önümüzdeki dönemdeki performansında yalnızca enflasyonun seviyesi değil, Fed’in enflasyona vereceği tepki de belirleyici olacak.
GÜMÜŞ, PLATİN VE PALADYUMDA GERİLEME
Satış baskısı yalnızca altınla sınırlı kalmadı. Diğer değerli metallerde de hafta sonunda aşağı yönlü hareketler görüldü. Spot gümüş yüzde 0,3 değer kaybederek ons başına 63,39 dolara geriledi. Gümüşün hafta genelindeki kaybı ise yüzde 4’ün üzerine çıktı.
Platin yüzde 0,2 düşüşle 1.773,93 dolar seviyesine inerken, paladyum yüzde 0,3 kayıpla 1.278,51 dolara geriledi. Her iki değerli metalin de haftayı negatif bölgede tamamlamaya hazırlandığı izleniyor.
ALTINDA KRİTİK HAFTA: FED KARARLARI BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Altın piyasasında kısa vadeli görünüm açısından önümüzdeki günler kritik olacak. ABD enflasyon verilerinin seyri, tahvil faizleri, dolar endeksi ve Fed’in faiz kararına yönelik beklentiler altının yeni yönünün belirlenmesinde öne çıkacak.
Enflasyonun güçlü kalması ve Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisinin kuvvetlenmesi halinde altın üzerindeki baskının sürmesi beklenebilir. Buna karşılık enflasyon baskısının azalması ve faiz beklentilerinin zayıflaması değerli metalde yeniden yukarı yönlü hareketlerin önünü açabilir.
Piyasadaki mevcut tablo, altının cuma günkü sınırlı yükselişine rağmen haftalık bazda kayıplarını telafi edemediğini gösteriyor. Değerli metal, mevcut seviyeler korunursa üst üste üçüncü haftayı da düşüşle kapatmaya hazırlanıyor.