Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) fonlama yapısında gerçekleştirdiği düzenlemeler, bankaların fonlama maliyetlerini düşürürken mevduat ve kredi faiz oranlarında gerilemeye yol açtı. Ekonomist Muhammet Bayram, Merkez Bankası'nın gecelik fonlama faizi yerine yeniden haftalık repo faizini kullanmaya başlamasıyla bankaların fonlama maliyetinin fiilen yüzde 37 düzeyine indiğini ifade etti. Bu gelişmeyle birlikte bankacılık sektörünün hem mevduat hem de kredi tarafında faiz oranlarını aşağı yönlü güncellemeye başladığı bildirildi.
Daha önce yüzde 40 sınırının üzerinde seyreden mevduat faiz oranlarının yüzde 37-38 bandına gerilediğini belirten Bayram, bazı kamu bankalarında bu oranların yüzde 36 seviyesine kadar düştüğünü kaydetti. Geçmiş dönemde kredi verebilmek için mevduat toplama ihtiyacı duyan bankaların mevduat faizlerini yükselttiğini hatırlatan Bayram, TCMB’nin son adımlarıyla fonlama şartlarının değiştiğini dile getirdi. Bayram, bu durumun parasal sıkılaşmanın tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini, politika faizi açısından daha olağan bir uygulamaya dönüldüğünü vurguladı.
Bankaların Merkez Bankası'ndan daha uygun maliyetle fonlanmasının piyasaya yansıdığını aktaran Bayram, tüketici ve ticari kredi faizlerinin yüzde 40-43 aralığına gerilediğini belirtti. Piyasada daha önce yüzde 50 seviyelerine ulaşan kredi faizleri görüldüğünü ve bankaların uzun süre kredi verme konusunda çekimser kaldığını anımsatan Bayram, yüksek faiz ortamının bireylerin yanı sıra işletmeleri ve sanayicileri de zorladığını ifade etti.
Kredi faizlerinin yanı sıra bankalarca talep edilen dosya masrafları ile çeşitli komisyonların da toplam finansman yükünü artırdığına değinen Bayram, yüksek komisyonların işletmelerin ticari faaliyetleri üzerinde yük oluşturduğunu dile getirdi. Yüzde 40 düzeyindeki faiz oranlarına eklenen masraflarla toplam maliyetlerin daha da yükseldiğini belirten Bayram, kamu bankalarının faiz indiriminde öncü olduğunu, özel bankaların da bu eğilimi takip ettiğini söyledi.
Merkez Bankası'nın gelecek dönem politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayram, daha önce eylül ayı için öngördüğü faiz indirimi beklentisini Orta Doğu'daki jeopolitik riskler ve belirsizlikler sebebiyle ertelediğini belirtti. TCMB'nin eylül ayında politika faizini sabit tutma olasılığının yükseldiğini ifade eden Bayram, ekim ayında ise hem ABD Merkez Bankası (Fed) hem de TCMB’den faiz indirimi kararı gelebileceğini öngördü.
Fed’in faiz indirmesi durumunda ABD tahvil faizlerinin gerileyeceğini, küresel likiditenin artacağını ve altın fiyatları ile gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının olumlu etkileneceğini kaydeden Bayram, Borsa İstanbul için de BIST 100 endeksinin faiz indirimleri ve sermaye girişleri eşliğinde en az 18 bin puan seviyesine doğru bir hareket başlatabileceği tahmininde bulundu. Önümüzdeki süreçte piyasaların ana gündemini merkez bankalarının faiz kararları oluşturmaya devam edecek.