Gelişmiş ülke para birimlerinin karşısında doların değerini ölçen dolar endeksi, 2025 yılını 98,3 seviyesinde tamamlamasının ardından bu yılın ilk üç çeyreğinde dalgalı bir seyir izledi. ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerini sürdüreceği beklentileriyle ocak ayına başlayan endeks, 95,5 seviyesine gerileyerek son 4 yılın en düşük seviyesini kaydetti. Şubat ayı sonlarında Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik risklerin enflasyon endişelerini artırmasıyla endeks mart ayında 100 seviyesini aştı. ABD/İsrail ve İran arasındaki gerilimin enerji maliyetlerini yükseltmesi, küresel merkez bankalarının para politikalarına yönelik güvercin beklentilerin zayıflamasına yol açtı. Enflasyonist baskıların yeniden güçlenebileceği endişeleri faiz indirimi öngörülerini tersine çevirirken, Fed'in daha şahin bir politika izleyebileceğine dair tahminler doları destekledi.
Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin azalabileceğine yönelik iyimserlikle nisan ayında 97,6 seviyesine gerileyen dolar endeksi, kalıcı barışın sağlanamaması nedeniyle mayısta 99,5'e, haziranda ise 101,8'e tırmandı. Endeks, üçüncü çeyrekte daha yatay bir seyir kaydetti. Haziran sonunda 101,2 seviyesinde bulunan dolar endeksi, eylül sonunda 101,5'e yükselerek çeyreği sınırlı değer kazancıyla tamamladı. Böylelikle dolar endeksi; Fed'in para politikasına ilişkin beklentiler, ABD'de açıklanan ekonomik veriler ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle yılın ilk 9 ayında güçlü duruşunu koruyarak yüzde 3,3 artışla 101,5 seviyesine ulaştı. Diğer yandan endeks, bu hafta ABD'de açıklanan istihdam, büyüme ve kişisel tüketim harcamaları verilerinden alınan karışık sinyallerle 102,2 seviyesine çıkarak yaklaşık 1,5 yılın zirvesini test etti.
"Mevcut tablo, dolar açısından destekleyici bir görünüm sunuyor"
Avustralya merkezli KCM Trade Global Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, dolar endeksinin üçüncü çeyrekteki güçlü performansının ardında belirgin bir dizi destekleyici unsur yer aldığını belirtti. Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu ifade eden Waterer, bu durumun Fed'in daha şahin bir duruş sergilemesini desteklediğini ve eylülde faiz artırımına gidilmesine katkı sağladığını kaydetti. ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükselişin de doları destekleyerek para birimini göreli getiri açısından daha cazip hale getirdiğini bildiren Waterer, yüksek petrol fiyatları ile yüksek tahvil getirilerinin bir arada bulunmasının ABD para birimi açısından oldukça elverişli bir ortam oluşturduğunu ifade etti. Waterer, petrol fiyatlarının yüksek seyretmeyi sürdürmesi, Hazine tahvil getirilerinin desteklenmesi ve piyasaların Fed'den ilave faiz artırımları beklemeye devam etmesi halinde dolar endeksinin yıl sonuna kadar yukarı yönlü eğilimini korumasını beklediğini dile getirerek, petrol fiyatlarında anlamlı bir geri çekilmenin faiz artırım beklentilerini hızla zayıflatabileceğini ve doların temel desteklerinden birini ortadan kaldırabileceğini, mevcut tablonun ise dolar için destekleyici olduğunu söyledi.
ABD'deki güçlü ekonomik veriler doları destekledi
Societe Generale FX Strateji Başkanı Kit Juckes ise Fed'in para politikasına dair beklentilerdeki değişim, ABD'deki güçlü ekonomik veriler, yüksek petrol fiyatları ve arz kesintilerinin uzun sürebileceğine ilişkin endişelerin etkisiyle doların değer kazandığını bildirdi. Jackson Hole toplantısından bu yana Fed'in izleyeceği politikaya dönük beklentilerin değiştiğini ifade eden Juckes, dolar endeksinin Jackson Hole toplantısı öncesinde 99 seviyesinde işlem görürken geçen günlerde 103'e kadar yükseldiğini aktardı. Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole'daki konuşmasının ardından piyasa beklentilerinin değiştiğini kaydeden Juckes, bu beklentilerin 16 Eylül'deki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından bir kez daha güncellendiğini ve Fed'in söz konusu toplantıda politika faizini yüzde 4'e yükselttiğini hatırlattı.
Juckes, 4 Eylül'de açıklanan ağustos ayı istihdam verisinde tarım dışı istihdamın 162 bin arttığını, bu rakamın 55 binlik piyasa beklentisinin oldukça üzerinde gerçekleştiğini bildirdi. Söz konusu verinin ABD ekonomisinin yüksek enerji fiyatlarından önemli ölçüde etkilenmediği ve yapay zeka devriminin ekonomiyi desteklemeyi sürdürdüğü yönündeki görüşü güçlendirdiğini aktaran Juckes, yüksek petrol fiyatları ve enerjide arz kesintisinin uzayabileceğine ilişkin endişelere değindi. ABD'nin önemli bir enerji üreticisi olmayı sürdürdüğünü söyleyen Juckes, küresel petrol arzının Ukrayna'daki savaşın yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın kısmen kapanmasından etkilendiğini ifade etti. Juckes, Hürmüz Boğazı'nın kısa sürede yeniden açılacağı ve bunun petrol arzını toparlayacağı yönündeki beklentilerin zayıflamasıyla ham petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde dengelendiğini, özellikle dizel fiyatlarının rafinaj kapasitesi endişeleriyle ham petrolden daha fazla yükselmesinin Asya ve Avrupa'da ekonomik büyümeye dair endişeleri artırdığını ve bu gelişmenin dolar lehine destek oluşturduğunu dile getirdi.
Rabobank Kıdemli FX Stratejisti Jane Foley de Fed'in faiz artırımı ihtimalinin son aylarda dolara destek verdiğini vurguladı. G10 ülkelerindeki tahvil getirilerinde yaşanan sert yükselişin doların güvenli liman niteliğini ortaya koyduğunu ifade eden Foley, 2025'te avronun daha güçlü bir görünüm sergilemesinin ABD para birimine likit bir alternatif sunduğunu, ancak avronun şu anda Fransa'daki bütçe endişelerini ve gelecek yıl aşırı sağcı bir cumhurbaşkanının seçilme olasılığını fiyatladığını kaydetti. Foley; Avrupa'daki doğal gaz depolama seviyelerinin düşüklüğü, yüksek enerji fiyatları, Çin kaynaklı rekabet, Almanya'daki siyasi gelişmeler ve Rusya kaynaklı saldırı risklerinin de bu duruma eklendiğini belirterek, GBP, JPY ve CHF gibi diğer likit G10 para birimlerinin cazibesinin sınırlı kaldığını, bunun da doların güvenli liman ve göreli getiri avantajını desteklediğini belirtti.