Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, satış hedeflerine bağlı ve değişken tutarlı primlerin kıdem tazminatına esas giydirilmiş ücrete dahil edilmesi gerektiğine hükmetti. Bu karar, primle çalışan milyonlarca işçiyi ilgilendiriyor. İşçinin her ay aynı tutarda prim almamasının veya yalnızca satış hedefini gerçekleştirdiği dönemlerde prime hak kazanmasının, bu ödemelerin giydirilmiş ücretin dışında bırakılması için yeterli olmadığı belirtildi.
Bir işçi, haftalık çalışma sürelerinin yasal sınırı aştığını ve ek çalışmalar yaptığını belirterek kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücretinin ödenmesi şartıyla iş sözleşmesini feshetti. İş Mahkemesi'ne başvuran işçi, ödenmeyen işçilik alacakları, satış hedeflerinin keyfi belirlenmesi, prim almasının engellenmesi, eşit davranma borcuna aykırı uygulamalar, üstleri tarafından ağır işler yüklenmesi, performansı hakkında ağır ithamlarda bulunulması ve psikolojik taciz niteliğinde eylemler gerçekleştirilmesi gibi gerekçelerle haklı fesih talebinde bulundu. Davacı işçi, takım lideri olarak çalıştığını, temel ücretinin yanı sıra satış miktarına göre prim aldığını ve yemek, yol, özel sağlık sigortası gibi yardımlardan yararlandığını ifade etti. Davalı işveren ise işçinin istifa ederek iş sözleşmesini sona erdirdiğini, işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini, satış primlerinin hedefe bağlı olduğunu, işçinin hedefleri gerçekleştiremediğini ve fazla çalışmaların bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini talep etti.
İş Mahkemesi, puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemler için bu kayıtları esas alarak işçinin ödenmeyen 19,5 saatlik fazla çalışma ücreti bulunduğunu tespit etti. Kayıt sunulmayan dönemler için ise tanık anlatımları ve işçinin talebi dikkate alındı. Mahkeme, fesih tarihinde ödenmemiş fazla çalışma ücreti bulunması nedeniyle işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul ederek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti taleplerini kısmen hüküm altına aldı. İşverenin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi de işçinin ödenmemiş fazla çalışma ücretinin bulunduğu ve feshin haklı nedene dayandığı yönündeki tespitleri yerinde buldu.
Davacı avukatının kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi devreye girdi. Yüksek Mahkeme, kıdem tazminatına esas alınacak ücretin tespitinde asıl ücrete ek olarak işçiye sağlanan para veya para ile ölçülebilen menfaatlerin göz önünde tutulduğunu hatırlattı. Devamlılık arz eden prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, kira, aydınlatma, servis yardımı, yemek yardımı ve benzeri ödemelerin kıdem tazminatı hesabında dikkate alındığını belirtti. Yargıtay kararında, satış rakamları veya başkaca verilere göre hesaplanan primin değişkenlik gösterse de kıdem tazminatı hesabında genişletilmiş ücret kavramı içinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Somut uyuşmazlıkta, davacının belirli satış hedefini tutturduğu dönemlerde prim aldığı anlaşıldı. İlk Derece Mahkemesi kararının yalnızca davalı tarafından istinaf edildiği ve davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, giydirilmiş ücret belirlenirken mevcut bordrolar esas alınarak son yıldaki primlerin aylık ortalamasının bulunup ücrete eklenmesi gerekirken primin dikkate alınmamasının hatalı olduğu ve bozmayı gerektirdiği belirtildi. Bölge Adliye Mahkemesi kararının oy birliği ile bozulmasına hükmedildi.