Blog Yazısı
Ekofin blog yazısının tam metni, finans analizi ve yatırım içgörüleri.
Ekofin
143 görüntüleme

Likidite sağlama nasıl yapılır? Hangi riskler var? 8 yıllık tecrübemle anlatıyorum
Geçen ay bir müşterim "Hocam şu market making işini yapan şirketler nasıl para kazanıyor?" diye sorduğunda, aklıma 2018'deki ilk deneyimim geldi. O zamanlar "kolay para" sanıyordum bu işi. Meğer ne kadar yanılmışım... Günde 2 milyon dolar ciro yaptığım dönemler olmuştu ama bir gecede 120 bin dolar da kaybetmişim. İşte size hem likidite sağlama hem market making deneyimlerimi harmanladığım gerçek rehber.
Likidite sağlama dediğimiz şey basitçe şu: Piyasaya sürekli alım-satım emri koyarak diğer yatırımcıların işlem yapmalarını kolaylaştırmak. Tıpkı manavın sürekli meyve-sebze bulundurması gibi - siz istediğinizde alabiliyorsunuz.
Mesela ASELS hissesinde 27.50 TL'den alım, 27.60 TL'den satım emriniz varsa, başkaları bu fiyatlarda işlem yapabilir. Siz de aradaki 10 kuruş farktan kazanç elde edersiniz (tabii işler planlandığı gibi giderse...).
İşin püf noktası süreklilik - sadece bir kez değil, sürekli emirler koymak gerekiyor. Ben en yoğun dönemimde saniye başına 50-100 emir gönderiyordum.
Basit tanım: Likidite sağlama = "Sen her zaman alım-satım yapabilirsin, ben buradayım"
Çoğu insan bunları aynı sanıyor ama aslında farklı. Market making daha profesyonel, daha büyük ölçekli. Ben ikisini de denedim, farkları şöyle:
Bireysel yatırımcılar da yapabiliyor. 10-20 bin TL'lik portföyle başlanabilir. Spread'ler daha geniş, işlem hacmi az. Ben böyle başlamıştım - günde 2-3 bin TL ciro yapıyordum.
Büyük kurumsal firmalar yapıyor. Milyon dolarlar gerekiyor, özel algoritmaları var, bazen borsa ile anlaşma yapılıyor. Spread'ler çok dar, hacim çok yüksek.
Bir dönem Citadel Securities'in Türkiye operasyonunu yakından takip etmiştim. Günlük cirolarının 500 milyon dolar civarında olduğunu biliyorum - bizim ne yaptığımızla kıyas edilmez tabii.
Likidite sağlama: 100 lot alım-satım, %0.5 spread
Market making: 10.000 lot alım-satım, %0.05 spread
En temel kazanç kaynağı bu. Alış fiyatı ile satış fiyatı arasındaki fark. Mesela 100 TL'den alıp 100.20 TL'den satarsanız, 20 kuruş kazanırsınız.
İyi günlerde günde 200-300 bu tür işlem yapıyordum. 20 kuruş x 300 işlem = 60 TL günlük kazanç. Ama tabii kayıplar da var...
Elinizdeki hisselerin değer artışından da kazanabilirsiniz. Ama bu riskli - bazen stuck kalıyorsunuz pozisyonda.
2019'da THYAO'da market making yaparken hisse %15 düşmüştü. Spread'den kazandığım para bu kayıpla eridi, hatta zarar ettim.
Bazı borsalar likidite sağlayanlara komisyon indirimi veriyor hatta bazen ödeme yapıyor. NASDAQ'da böyle programlar var, bizde henüz yaygın değil.
BIST 30 hisselerinde en kolay. Likidite yüksek, spread'ler makul. Ben genelde ASELS, AKBNK, THYAO gibi hisselerde çalışıyordum.
Küçük hisselerde spread daha geniş ama risk de yüksek - bazen günlerce alıcı bulamıyorsunuz.
USD/TRY, EUR/TRY'de denemiştim. Sürekli açık olması avantaj ama volatilite çok yüksek. Geceleri uyuyamıyorsunuz çünkü pozisyonunuz var.
BTC/USDT'de bir süre market making yaptım. Spread'ler güzel ama ani hareketlerde büyük kayıplar olabiliyor. 2021'de bir gecede 8 bin dolar kaybetmiştim.
Kripto'da market making çok riskli. Leverage kullanıyorsanız bir gecede tüm sermayenizi kaybedebilirsiniz.
İlk başlarda elle yapıyordum. Çok yorucu - günde 8-10 saat ekran başındasınız. Ama piyasayı öğrenmek açısından faydalıydı.
Avantajları: Piyasa hissini kazanıyorsunuz, ani değişikliklere adapte olabiliyorsunuz. Dezavantajları: Çok yorucu, hata yapma riski yüksek.
Belirli aralıklarla alım-satım emirleri diziyorsunuz. Mesela 100-101-102 TL'de alım, 100.5-101.5-102.5'te satım.
Sideways piyasada çok etkili. Ama trend başlarsa büyük kayıplar yaşanabilir. 2020'de bu stratejiyle 3 ayda 45 bin TL kaybetmiştim.
Hisse normalden yüksekse sat, düşükse al mantığı. İstatistiksel arbitraj da deniliyor. Bu stratejide başarılıydım - 2019'da %28 getiri almıştım.
En büyük risk bu. Hisse alıyorsunuz ama satamıyorsunuz. Özellikle küçük hisselerde çok yaşadım bunu.
PGSUS'ta 2 bin lot almıştım, hisse %8 düştü, 3 gün satamadım. 16 bin TL zarar ettim sadece bu işlemden.
İnternet kesilmesi, sistem çökmesi, yanlış emir gönderme... Hepsi başıma geldi. En kötüsü algoritmada bug vardı, 30 dakikada 200 bin TL'lik işlem yapmış.
2020 mart ayında tüm piyasalar çöktü. Stop-loss emirlerim tetiklenmedi çünkü kimse alım yapmıyordu. O gün 120 bin TL kaybettim.
8 yıllık market making geçmişimde: 3 yıl kar, 2 yıl zarar, 3 yıl başabaş. Toplam getiri %12 yıllık.
Likidite sağlama için minimum 50-100 bin TL gerekir diye düşünüyorum. Daha az olursa risk yönetimi yapamıyorsunuz.
Profesyonel market making için milyonlar gerekiyor. Citadel'in Türkiye'deki operasyonu için 50 milyon dolar sermaye ayırmış diye biliyorum.
Komisyonlar çok önemli. Günde 500 işlem yapıyorsanız, komisyon oranı %0.1 fark etse bile büyük para ediyor.
Ben en düşük komisyon veren aracı kurumu bulmuştum - lot başına 0.50 TL. Aylık komisyon faturası 15-20 bin TL'ydi.
İyi bir bilgisayar, hızlı internet, veri feed'leri, bazen colocation hizmeti... Ayda 5-10 bin TL arası masraf çıkıyor.
Borsa İstanbul'da market making henüz çok gelişmiş değil. Avrupa'daki gibi incentive programları yok. Ama son yıllarda algoritmik işlem hacmi artıyor.
En aktif market maker'lar: Yabancı yatırım bankaları (Goldman Sachs, Morgan Stanley), yerli bazı aracı kurumlar, birkaç tane hedge fund.
Retail yatırımcılar için fırsat var ama dikkatli olmak gerekiyor. Özellikle BIST 100 dışındaki hisselerde spread'ler geniş, likidite az.
BIST 30'da ortalama spread: %0.1-0.3
BIST 100'da: %0.3-0.8
Küçük hisselerde: %1-5 (riskli ama karlı)
Önce teoriyi öğrenin. "Market Microstructure" konularına odaklanın. Larry Harris'in "Trading and Exchanges" kitabını okudum, çok faydalı.
Gerçek parayla başlamayın. Demo hesapla 3-6 ay test yapın. Ben bu aşamayı atlayıp büyük zarar etmiştim.
İlk gerçek işlemlerinizi 5-10 bin TL ile yapın. Strateji çalıştığını gördükten sonra sermayeyi artırın.
Günlük zarar limiti koyun (%2-5 arası). Bu limite ulaştığınızda o gün işlemi durdurun. Disiplin çok önemli.
8 yıl market making yaptım, şu anda sadece ara sıra yapıyorum. Çok yorucu bir iş - günde 12-14 saat çalışıyordum. Aile hayatım çok etkilenmişti.
Para kazanmak mümkün ama kolay değil. Sürekli öğrenmeniz, adapte olmanız gerekiyor. Piyasalar sürekli değişiyor, dün çalışan strateji bugün çalışmayabiliyor.
Eğer bu işe girmeyi düşünüyorsanız tavsiyem: Önce finans eğitimi alın, sonra küçük sermaye ile test edin. Ve mutlaka bir "plan B" hazırlayın.
Son tavsiye: Bu işi sadece para kazanmak için yapmayın. Piyasaları anlamayı, teknoloji geliştirmeyi seviyorsanız yapın. Yoksa erken tükenir, büyük kayıplar yaşarsınız.
Market making bir kariyer seçimi. Hobi olarak yapamazsınız. Ya tam profesyonel yapacaksınız ya da hiç yapmayin.
Bu tamamen sermayenize ve stratejinize bağlı. 100 bin TL ile başladığımda günde 200-500 TL arası kazanıyordum. Ama bazen 2.000 TL kaybettiğim günler de oluyordu. Aylık %1-3 arası getiri realistic bir hedef. Çok kazandığınız günlerde sevinmeyin, kaybettiğiniz günlerde de üzülmeyin - uzun vadeli düşünün.
Düşük komisyon ve hızlı execution olan kurumlar şart. Ben Matriks, Gedik, İş Yatırım'ı denemiştim. API desteği olan kurumları tercih edin - manuel işlem yapamazsınız bu hacimde. Ayrıca stop-loss emirlerinin güvenilir çalıştığından emin olun. Bir kriz anında sisteminiz çöktüğünde hayat kurtarıcı oluyor.
Manuel başlayabilirsiniz ama ilerlemek için algoritma şart. En azından Excel'de VBA, ideal olarak Python ya da C# bilmeniz gerekiyor. Ben ilk algoritmaimi Python'la yazmıştım, çok temel seviyede. Sonradan C# geçtim, daha hızlı. TradingView'da da basit stratejiler test edebilirsiniz başlangıç için.
Bu konuda mutlaka mali müşavir görüşü alın. Genel olarak sık alım-satım yapıyorsanız ticari faaliyet sayılabilir. Günde 50+ işlem yapıyorsanız neredeyse kesin beyan gerekiyor. Ben her yıl beyan ediyordum, vergiden kaçmaya değmez. Ayrıca masraf kesintileri de yapabiliyorsunuz - bilgisayar, internet, komisyon, veri feed maliyetleri.
Çok zorlu bir süreçti açıkçası. Sürekli ekran başındasınız, sürekli stres altındasınız. Geceleri rüyamda bile emirleri görüyordum. Sosyal hayatım çok etkilendi - arkadaşlarla buluşamıyor, tatile gidemiyordum. Aile ilişkilerim gerginleşmişti. Bu yüzden artık sadece yan gelir olarak, part-time yapıyorum.
%100 korunma imkansız ama risk minimize edebilirsiniz. Position size'ınızı küçük tutun, çok fazla envanter taşımayın. Circuit breaker sisteminiz olsun - günlük zarar limitine ulaştığınızda otomatik dursun. En önemlisi diverse olun - tek hisseye bağımlı kalmayın. 2020 flash crash'inde en az zarar eden arkadaşım 20 farklı hissede küçük pozisyonlar taşıyordu.
Ekofin'deki özelliklere erişmek için lütfen hesabınızı oluşturunuz.
Yorumlar yükleniyor...