Blog Yazısı
Ekofin blog yazısının tam metni, finans analizi ve yatırım içgörüleri.
Ekofin
287 görüntüleme

Geçen ay bir müşterimle görüşürken yine aynı soruyla karşılaştım: 'Hocam bu şirketin karlılığını nasıl anlayacağım?' On yıldır bu işin içindeyim ama hâlâ yatırımcılar aynı konularda kafalarını karıştırıyor. İşte bu yazıda, piyasalarda uzun yıllardır gözlemlediğim en kritik göstergelerden biri olan brüt kar marjını ele alacağız.
Açıkçası, müşterilerimle çalışırken sık karşılaştığım durum şu: herkes karlılık karlılık diyor ama asıl mesele hangi karlılıktan bahsettiğimiz. Brüt kar marjı (yani gross profit margin) aslında en temel gösterge - şirketin satış gelirlerinden satılan malın maliyetini çıkardıktan sonra kalan tutarın, net satışlara oranını gösteriyor.
Basitçe söylemek gerekirse, şirket 100 lira mal satıyorsa ve o malın üretim maliyeti 60 lira ise geriye kalan 40 liranın yüzde olarak ifadesi brüt kar marjı oluyor. Tabii ki bu çok basitleştirme ama temelde olay bu.
Brüt Kar Marjı = (Brüt Kar / Net Satışlar) × 100
Brüt Kar = Net Satışlar - Satılan Malın Maliyeti (SMM)
Mesela elimizde şöyle bir şirket olsun (gerçek bir örnek vermek için geçen yıl incelediğim şirketlerden birini baz alıyorum):
Yani bu şirket her 100 liralık satıştan 40 lira brüt kar elde ediyor. Tabii ki bu para direkt cebe giren para değil (burada birçok kişi yanılıyor), çünkü henüz personel maaşları, kira, elektrik falan çıkmadı. Ama işin temel kısmında ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.
İşte burada işler karışıyor... Her sektörün kendine göre 'normal' brüt kar marjları var. Piyasalarda uzun yıllardır gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir dağılım söz konusu:
Tabii bunlar genel ortalamalar. Müşterilerimle çalışırken gördüğüm şu ki, aynı sektördeki şirketler arasında bile büyük farklar olabiliyor. Mesela perakende sektöründe lüks markalar %60-70'lere çıkarken, süpermarket zincirleri %5-10'larda kalabiliyor.
Kişisel görüşüm şu şekilde: brüt kar marjı yüksek olan şirketler genellikle (tabii ki kesin değil ama) daha güçlü iş modellerine sahip oluyor. Çünkü:
Fiyatlama gücü: Müşteri malın fiyatına çok takılmıyor, marka değeri var
Rekabet avantajı: Rakipler kolayca taklit edemiyor
Operasyonel kaldıraç: Satışlar artınca karlar daha hızlı artıyor
Kriz dayanıklılığı: Ekonomi kötüye gittiğinde daha az etkileniyor
Mesela 2020'deki pandemi döneminde gözlemlediğim şuydu: yüksek brüt kar marjlı teknoloji şirketleri krizi fırsata çevirebildi, ama düşük marjlı perakende zincirleri çok zorlandı. Sonuç? Teknoloji hisselerine yatırım yapanlar kazandı.
Piyasalarda uzun yıllardır gözlemlediğim şu ki, brüt kar marjları sabit kalmıyor. Sürekli değişiyor ve bunun başlıca nedenleri şunlar:
Bu en büyük faktör aslında. Petrol fiyatları artınca plastik üreticileri, buğday fiyatları artınca un fabrikaları derhal etkileniyor. Geçen yıl bir müşterimde gördüm bunu - hammadde maliyetleri %30 arttı, brüt kar marjı %45'ten %25'e düştü.
Tabii ki teknoloji geliştikçe maliyetler düşüyor. Ama burada dikkat edilmesi gereken şu: bu avantaj genellikle geçici oluyor, çünkü rakipler de aynı teknolojiye ulaşabiliyor.
Rekabet arttıkça fiyatları düşürmek zorunda kalıyor şirketler. İşte o zaman brüt kar marjları eriyor. Müşterilerimle çalışırken en çok gözlemlediğim durum bu.
Dikkat: Brüt kar marjında sürekli düşüş trendi olan şirketlerden uzak durun. Bu genellikle işin temeline dair sorunları işaret ediyor.
Yıllardır bu işi yapıyorum ama hâlâ bazı tuzaklara düşebiliyorum. Size en sık karşılaştığım yanıltıcı durumları anlatalım:
Mesela bir şirketin Q1'de brüt kar marjı %50 çıktı diye sevinmeyin. Belki o dönem hammadde stoku vardı, ucuza almıştı. Yıllık ortalamaya bakın mutlaka.
%15 brüt kar marjı deyip kötü demeyin. Eğer şirket süpermarket zinciriyse bu aslında oldukça iyi bir oran.
Bir şirketin brüt kar marjı %20'den %25'e çıkıyorsa bu %60 brüt kar marjlı ama durağan olan şirketten daha ilginç olabilir. Çünkü büyüme potansiyeli gösteriyor.
Uzun yıllardır bu piyasada olmanın verdiği tecrübeyle şunu söyleyebilirim: brüt kar marjı tek başına karar verme kriteri olmamalı ama mutlaka portföyünüze dahil etmeniz gereken bir gösterge.
Yani ne yapın? Şirket analizi yaparken şunlara bakın:
Son 5 yıllık brüt kar marjı trendini inceleyin, sektör ortalamalarıyla karşılaştırın, rakiplerle kıyaslayın ve en önemlisi - şirketin bu marjları nasıl korumayı planladığını anlayın.
Tabii ki yatırım tavsiyesi değil bunlar, sadece yıllardır gözlemlediğim şeyleri paylaşıyorum. Her zaman kendi araştırmanızı yapın.
Brüt kar marjı sadece satış maliyetlerini dikkate alır, net kar marjı ise tüm giderleri (personel, pazarlama, faiz vb.) çıkardıktan sonra kalan karı gösterir. Müşterilerimle çalışırken gördüğüm en büyük kafa karışıklığı bu ikisinin karıştırılması.
Finans sektöründe brüt kar marjı kavramı pek kullanılmıyor, çünkü klasik anlamda 'mal satışı' yok. Bankalar için net faiz marjı daha önemli. Hizmet sektöründe de bazen yanıltıcı olabiliyor.
Çok dikkatli olmak gerek. Eğer geçici bir durum (hammadde fiyat artışı gibi) varsa ve şirket bunu telafi edebilecek güçteyse sorun değil. Ama yapısal bir sorunsa (rekabet artışı, teknolojik eskime) uzak durmak daha mantıklı.
KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu)'dan finansal tablolara ulaşabilirsiniz. Gelir tablosunda 'Brüt Kar' satırını bulun, bunu net satışlara bölerek hesaplayabilirsiniz. Bazı şirketler doğrudan brüt kar marjını da açıklıyor.
Enflasyon döneminde hammadde maliyetleri hızla artıyor ama şirketler fiyatlarını aynı hızda artıramayabiliyor. Bu durumda brüt kar marjları geçici olarak düşebiliyor. 2022-2023'te Türkiye'de bunu çok gözlemledik.
Ekofin'deki özelliklere erişmek için lütfen hesabınızı oluşturunuz.
Yorumlar yükleniyor...