Blog Yazısı
Ekofin blog yazısının tam metni, finans analizi ve yatırım içgörüleri.
Ekofin
108 görüntüleme

Geçen cumartesi sabah kahvaltıda eşimle konuşurken (hani şu klasik hafta sonu borsa muhabbetleri) yine aynı konu açıldı: "Bu BIST 100 nereye gidiyor?" dedi. On yıldan fazladır bu piyasaların içinde olmama rağmen, hâlâ kesin bir şey söylemek zor tabii. Ama şu an elimizdeki veriler ve teknik resim oldukça ilginç... İşte bu yazıda sizlere 2024 yılının geri kalanında BIST 100'den ne bekleyebileceğimizi, teknik analiz perspektifinden anlatmaya çalışacağım.
Piyasalarda uzun yıllardır gözlemlediğim kadarıyla, BIST 100 endeksi şu anda oldukça enteresan bir noktada duruyor. 2024'ün ilk çeyreğindeki performansına baktığımızda (tabii ki geçmişe dönük bakış her zaman daha kolay oluyor) endeks gerçekten de güçlü bir seyir izledi.
En önemli göstergelerden başlayalım: 50 günlük ve 200 günlük hareketli ortalamalar. Şu anda endeks her iki ortalamanın da üzerinde seyrediyor ve bu durum yani... klasik golden cross formasyonuna işaret ediyor. Müşterilerimle çalışırken sık karşılaştığım bir durum bu - herkes bu sinyallerin ne kadar güvenilir olduğunu merak ediyor.
Kişisel görüşüm şu şekilde: Bu tür teknik sinyaller tek başına yeterli değil ama genel trendin yönünü göstermek açısından oldukça değerli. Özellikle son üç ayda gözlemlediğim hacim artışları da bu yükseliş trendini destekler nitelikte.
RSI (Göreceli Güç Endeksi) konusunda biraz daha detaylı konuşmak istiyorum. Şu anda 65 seviyesinde duruyor ki bu... işte tam bu noktada bir parantez açayım: RSI 70'in üzerinde olduğunda genelde aşırı alım diyoruz ama piyasa koşulları her zaman kitaplardaki gibi olmuyor.
Bu 65 seviyesi bana göre oldukça sağlıklı. Ne aşırı alım bölgesinde ne de aşırı satım bölgesinde. Yani endeksin bir süre daha yükseliş potansiyeli var gibi görünüyor. Tabii ki kesin değil ama geçmiş deneyimlerime dayanarak söylüyorum bunu.
MACD göstergesinde de pozitif bir ayrışma var. Sinyal çizgisinin üzerinde seyrediyor ve histogram da pozitif bölgede. Bu da momentum açısından olumlu bir işaret sayılır. Geçen ay müşterilerimden birine "Bu MACD sinyali ne kadar sürer?" diye sormuştu - cevabım hâlâ aynı: Kesin bir süre yok ama genelde 2-4 hafta etkili oluyor.
Bu bölüm belki de en önemli kısmı yazının... Çünkü günlük işlem yaparken en çok başvurduğum seviyeler bunlar.
8.500 puan: Bu seviye gerçekten güçlü bir destek. Son altı ayda üç defa test edildi ve her seferinde tuttu. Psikolojik olarak da önemli.
8.200 puan: Orta vadeli destek seviyesi. Fibonacci düzeltme seviyelerinden %38.2'ye denk geliyor (hani şu altın oran hesaplamaları).
8.000 puan: Yuvarlak rakam etkisi var burada. İnsanlar doğası gereği bu tür sayıları önemser. Ben de dahil olmak üzere...
9.000 puan: İlk ciddi direnç burada. Hacim profil analizinde yoğun işlem gören bir bölge.
9.500 puan: Güçlü direnç seviyesi. Geçen sene buradan iki defa döndü endeks. Kırılırsa güzel yükseliş gelebilir.
10.000 puan: Tarihi direnç... Psikolojik açıdan çok önemli. Medyada da çok konuşulur bu seviye aşılınca.
Şimdi gelelim en zor kısma... Gelecek tahminleri yapmak. Yıllardır bu işi yaptığım halde hâlâ kesin konuşmaktan kaçınırım. Ama şu anda elimizdeki veriler ışığında bazı senaryolar geliştirebiliriz tabii.
Küresel ekonomik koşullara baktığımızda (Fed'in faiz politikası, Avrupa'daki enflasyon, çin ekonomisi falan filan) ve yerel faktörlerimizi de göz önüne aldığımızda... BIST 100 endeksinin yılın geri kalanında 9.500-10.500 puan aralığında hareket etmesi bekleniyor. Tabii bu çok geniş bir aralık ama işte piyasalar öngörülmesi zor yerler.
Özellikle bankacılık sektörüne dikkat çekmek istiyorum. Bilançolar gerçekten güçlü durumda ve faiz oranlarındaki değişiklikler net faiz marjlarını olumlu etkiliyor. Teknoloji sektörü de (her ne kadar Türkiye'de sınırlı olsa da) global trendleri takip ediyor. Bu iki sektörün endeksi yukarı çekmesi muhtemel.
Bir de şunu söylemeliyim: Seçim sonrası belirsizliklerin azalması da piyasalar için olumlu. Yatırımcılar net politika görmeyi seviyor. Belirsizlik en büyük düşman bizim için.
Her güzel tablonun bir de kötü tarafı var tabii... Risk yönetimi konusunda müşterilerimle sürekli konuştuğumuz konular bunlar:
Jeopolitik riskler: Bölgedeki gelişmeler hâlâ önemli bir faktör. Ortadoğu'daki gerginlik, Ukrayna-Rusya sorunu... Bunlar ani satış dalgalarına neden olabilir.
Küresel likidite: Fed'in politika değişiklikleri gelişmekte olan ülke piyasalarını çok etkiliyor. Faiz artırımı gelirse sermaye çıkışı olabilir.
Yerel enflasyon: TCMB'nin adımları ve enflasyondaki gelişmeler de yakından takip edilmeli. Beklentilerin bozulması durumunda TL üzerinde baskı oluşabilir.
Şimdi gelelim en önemli kısma... Peki tüm bu analizleri yaptık, ne yapalım?
Portföy ağırlığı: Mevcut teknik göstergeler ve temel analizler ışığında, portföylerde BIST 100 ağırlığının artırılması mantıklı görünüyor. Ama tabii ki kademeli olarak... Bir anda hepsini almaya çalışmayın.
Stop-loss seviyeleri: Bu çok önemli! 8.200 seviyesinin altında stop-loss koymanızı öneririm. Risk yönetimi olmadan hiçbir strateji işe yaramaz.
Zaman yayma: Pozisyonunuzu birkaç hafta içinde kademeli olarak alın. Piyasa dalgalanmalarından korunmak için en iyi yöntem bu.
On yılı aşkın tecrübem sonucunda şunu öğrendim: Hiçbir analiz yüz de yüz doğru değil. Ama elimizdeki veriler şu anda BIST 100 için olumlu. Dikkatli ve kademeli yaklaşım sergileyerek fırsatları değerlendirebilirsiniz. En önemlisi ise sabır... Piyasalar acele sevmez.
Teknik olarak mümkün ama kolay değil. 9.500 direncini kırması gerekiyor önce. Küresel koşullar ve yerel gelişmeler olumlu seyreder, hacim desteği gelirse 10.000'i görebiliriz. Ama sabır gerek, ani yükselişler genelde sürdürülemez.
Bankacılık sektörü şu anda en güçlü görünüyor. Net faiz marjları iyileşiyor ve bilançolar sağlam. Teknoloji ve e-ticaret şirketleri de takip edilmeli. Enerji sektörü ise küresel fiyat hareketlerine duyarlı, dikkatli olmak gerek.
Ben haftalık bazda kontrol ediyorum. Trend devam ederken stop-loss seviyelerini yukarı çekebilirsiniz (trailing stop mantığı). Ama çok sık değiştirmeyin, gereksiz pozisyon kapatmalarına neden olur.
Çok kritik bir faktör. TL değer kaybettiğinde ihracat şirketleri kazanır, ithalat şirketleri kaybeder. Genel olarak BIST 100'deki ihracat ağırlıklı şirketler nedeniyle dolar yükselişi endeks için olumlu. Ama aşırı volatilite hiç iyi değil.
Çok önemli! Yabancı yatırımcılar net alıcı olduğunda endeks genelde yükseliyor. Son aylarda portföy yatırımlarında artış var. Ama jeopolitik riskler arttığında ilk onlar satış yapıyor. Merkez Bankası verilerini takip etmekte fayda var.
Yasal Uyarı: Bu yazıda yer alan analizler kişisel görüşlerdir ve yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Yatırım kararlarınızı verirken mutlaka profesyonel danışmanlık alın ve risk toleransınızı göz önünde bulundurun.
Ekofin'deki özelliklere erişmek için lütfen hesabınızı oluşturunuz.
Yorumlar yükleniyor...